Tekvin – Arif Ergin

Bu yazıyı yaklaşık 3 dakikada okuyabilirsiniz.
Lütfengiriş yapmakya dakayıt olmakgönderileri beğenmek için.

Bir dünya haritası alıp tam ortasına odaklandığınızda; batının doğu ile sınırında dünyanın tam ortasında duran İstanbul’un merkezinin Beyoğlu ilçesi, Beyoğlu’nun orta noktasınınsa Tünel Meydanı olduğunu görüyoruz. Dünyanın tam ortasında, uçsuz bucaksız kıt’aların ve sonu gelmez okyanusların belirsiz sınırlarla birbirine girdiği bu yerde, yüzyıllardır birbirleriyle savaş halinde olan medeniyetlerin kesişimindeki bu sıfır noktasında hiçbir şeyi umursamadan köfte piyaz yemek belki de dünyanın bu güne dek gördüğü en barışçıl eylemlerden biri olduğudur.

Arif Ergin’in yazdığı Tekvin adlı romanın 82. sayfasından bir alıntıydı bu.

Belki de herkesin kendine sorduğu ortak bir soru var. Nasıl okuma alışkanlığı kazanabilirim?

Her şeyden önce şunu söylemeliyim ki bu alışkanlığı her yaşta kazanabilirsiniz. Ne kadar erken başlarsanız o kadar iyi, ama geç kalmış sayılmazsınız. Başlangıç için öyle okuması kolay sürükleyici bir kitap seçmek önemli. Çünkü elinize aldığınız bir kitabı büyük bir zevkle ve hızlıca okuduktan sonra hemen başkasına sarılası gelir insanın.

İşte bu gün bu kitabı seçme sebeplerimden biri de bu. Sürükleyici bir roman bu, Dan Brown’un Da Vinci Şifresi ya da Melekler ve Şeytanlar gibi kitaplarını okuduysanız, atmosfer olarak bu kitaplara benziyor, özellikle de Kayıp Sembol kitabına. Ama işin güzel tarafı bu bir çeviri kitap değil, genç bir zat tarfından kaleme alınmış bir kitap. Öyle olunca da kitaptaki mekanlar ya da seçilen karakterler daha tanıdık geliyor, bize daha yakın hissettiriyor kendini. Hazır karakterlerden bahsetmişken kitabımızın karakterine bir dönelim; bu arada spoiler vermeyeceğim, yani okurken keyfinizi kaçıracak bir takım ipuçlarından özellikle sakınacağım.

Romanın baş karakteri Hakan Turan; 35 yaşında bir mühendis, bir bilgisayar mühendisi, ve bir yazılım şirketi sahibi, yani aynı zamanda bir iş adamı. Bankalar gibi güvenlik gerektiren bir takım şirketlere beyaz hacker’lık hizmeti veriyor. Yani Hakan biraz böyle Mr. Robot gibi birisi, ama onun gibi Newyork’da ki Güllüoğlu’ndan baklava yemek yerine Beyoğlu’ndaki Köfteci Ferit’den köfte yemeyi tercih ediyor. Bu ara da galiba öyle bir yer gerçekte yok.

Peki, kiminle yiyor? ODTÜ’den eski bir okul arkadaşıyla… Neden? Çünkü kısa bir süre önce, daha bir kaç saat önce manevi kız kardeşi Melek birden bire kaçırıldı ve Hakan bir takım komplolar, bir takım oyunlar sonucunda kendisini yıllar önce işlenmiş meşhur bir cinayetin zanlısı olarak buldu.

Ve bu yüzden milli elektronik savunma sistemi projesi için bundan 15 yıl kadar önce bir araya getirilmiş 9 kişilik efsane bir ekipten geriye hayatta kalabilen 2 kişiden biri olan arkadaşını bu köfteciye davet ederek onunla konuşmak ve ondan yardım istemek zorunda. Tahmin edebileceğiniz gibi, bu ekipten geriye kalan 2 kişiden biri de kendisi.

Okudunuz gibi; her ne kadar kurgusal bir roman olsa da gerçek hayattan esinlenilmiş bazı izler var. Dan Brown Romanlarında nasıl seçilen mekânların olaylara bir etkisi bir katkısı varsa bu romanda da öyle. Mesela seçilen yer, az önce okuduğumuz Tünel Meydanı Beyoğlu’nda. Oradan Taksim Meydan’ına giderken, İstiklal Caddesi ki İstanbul’un en kalabalık caddelerinden biridir. Onun altında gizli bir tünel olduğundan bahsediyor kitap ve gerçekten de 2012 yılında bundan daha 6 yıl kadar önce orada gizli bir su tüneli, Hatta her gün binlerce insanın geçtiği caddedeki o zemine döşenen taşların sürekli bozulma sebebinin de bu tünel olduğu belirlendi.

Peki bu romanın adı neden Tekvin.. Bunun için romanın kapağına biraz dikkatlice bakmanız gerekiyor. Eğer bakarsanız burada bir kadın eskizi göreceksiniz. O kadın Osmanlı’nın arkeolog ve ressamı Osman Hamdi Bey’in 1901 yılında yaptığı bir tablo aslında. Hani şu meşhur kaplumbağa terbiyecisi tablosunu da yapan Osman Hamdi Bey. Aslında bu tablosuna bir isim vermemiş; bazıları ona mihrap, bazıları da yaratılış ya da tekvin demiş. Ve şimdi hazır olun bu tablo kayıp. Sadece romanda değil, gerçek hayatta da kayıp. Tam da gizemli bir roman yazmak için bulunamayacak nefis bir konu diye düşünmüş olmalı, romanın yazarı Arif Ergin.

Bu arada tekvin onun ilk romanıymış. Normalde kendisi bir endüstri mühendisi. Dolayısıyla bu romanın kurgusuna da böyle bir mühendis dikkati ve tasarımcı hassasiyeti ile yaklaşmış. Mesela her bölümün adı bir harf.  4.B – 5.A – 29.I – 16.Ş gibi.

İlginçtir 114 bölümden oluşan romanın bölümlerinin arasında R harfi ile başlayan bir tane bölüm bulamadım. Ama anlayabileceğiniz gibi içinde bol bol semboller, şifreler, bilmeceler var hatta Youtuberların pek sevdiği İllüminati var daha ne olsun. Ben burada kitapları değerlendirirken sadece iyi, süper, güzel, kötü gibi yorumlar yapmaktan yüzeysel davranmaktan kaçınmaya çalışıyorum. Dolayısıyla bu roman içinde böyle bir şey yapmayacağım. Çünkü iyi bir kitap okurunun kendi okuyacağı kitabı kendisinin değerlendirmesi gerekli. Ama başta da söylediğim gibi, gizeme meraklı olanların, İstanbul’un tarihi mekânlarıyla, eski sanatçılarla ilgili bir takım komploların karıştığı ve bunların sürükleyici bir polisiyeye dönüştüğü bir roman okumak istiyorsanız, bu roman bayağı bir sürükleyici.

Okumak, maraton koşmak gibi biraz sabır isteyen, biraz kondisyon isteyen bir eylem. İyi bir okur olmak istiyorsanız, ısınma hareketlerine bu roman ile başlayabilirsiniz.

Belki sizin ilgi ve alakanıza bağlı olarak sizi ısındıracak farklı projelerde de bulunacağım, ama o zamana kadar size iyi maratonlar.

Kaynak : Barış Özcan
https://www.youtube.com/watch?v=Z06PqZ-t7EI

Değerlendirme

1
0
0
0
0
0
Bu yazı için değerlendirme yaptınız

Henüz kimse beğenmedi

Tekvin – Arif Ergin” için 3 yorum yapıldı

  1. Bölüm başlarındaki harfler başlı başına birer şifre. Her harfin yerine bir sonraki harf kullanarak şifrelenmiş bir metin var. Yani 1Ş ise siz bir önceki harfi yani S olarak alıp hafleri dizdiğinizde bir ayet çıkıyor. Kehf suresi 83. Ayet…

    • Emre, değerli yorumun için teşekkür ederiz. Okuyucuları aydınlatan bu keşfiniz sayesinde değerli roman Tekvin’i okuyan ya da okumuş olan herkese güzel bir tespit sunmuş oldunuz.

    • Bende ne anlama geliyor bu harfler diye not almistim . Tesekkur ederim boyle bilgi icin . Kehf suresi 83. ayet her turkce ceviride farkli sayiya sahip ama genede bana cok yardimci oldunuz .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir